Amerika’ya H-1B vizesi almak, 2026 yılı için hiç olmadığı kadar zor bir mesele hâline geldi. Özellikle Trump yönetimiyle birlikte uygulamaya konan ve H-1B dilekçe ücretlerini dramatik biçimde artıran düzenlemeler, bu vizeyi yurtdışından, konsolosluk üzerinden almak isteyen adaylar için süreci hem maliyetli hem de öngörülemez bir noktaya taşıdı. Bu tablo, doğal olarak birçok nitelikli profesyonelde “H-1B artık mümkün değil mi?” sorusunu gündeme getirdi.
Ancak burada altı çizilmesi gereken çok kritik bir gerçek var: H-1B’ye giden yol kapanmış değil. Daha da önemlisi, H-1B almanın tek yolu yurtdışından yapılan vize başvuruları değil. Bugün H-1B, Amerika içinden “statü” olarak da alınabilmektedir ve mevcut koşullar altında bu yol, birçok aday için daha gerçekçi ve daha yönetilebilir bir seçenek hâline gelmiştir.
Yani H-1B artık yalnızca bir konsolosluk vizesi olarak düşünülmemelidir. ABD içinde geçerli bir statüye sahip olan kişiler açısından H-1B, aynı zamanda statü değişikliği yoluyla elde edilebilen bir çalışma ve ikamet iznidir. Bu yaklaşım, hem artan ücret baskısını hem de konsolosluk sürecindeki belirsizlikleri de devre dışı bırakır.
Bu yazıda, 2026 itibarıyla H-1B’nin neden zorlaştığını açıkça ortaya koyarken; aynı zamanda H-1B’nin hâlâ erişilebilir olduğunu, özellikle Amerika içinden statü değişikliği yoluyla nasıl bir strateji izlenebileceğini tüm yönleriyle ele alacağım. Amaç, karamsar bir tablo çizmek değil; aksine mevcut gerçekler ışığında hangi yolların hâlâ açık olduğunu net biçimde ortaya koymak.
2026 Yılında H-1B Vizesi
H-1B sistemi, yıllar boyunca “her sene tekrarlanan bir çekiliş” gibi algılansa da 2026 itibarıyla bu yaklaşım gerçekçi olmaktan çıkmıştır. Özellikle son dönemde alınan idari kararlar ve politik yönelimler, H-1B’nin değişen siyasi iklime karşı kırılganlaşabileceğini de gösterdi. Bu nedenle H-1B vizesine başvurmayı düşünürken her şeyi “kenarda ve hazır” olarak düşünmek, adayları yanlış bir güven duygusuna sürükleyebilir.
Trump yönetimiyle birlikte yeniden gündeme gelen ve aralarında H-1B dilekçe ücretlerini 100 bin dolara çıkaran uygulamanın da olduğu yönetmelik güncellemeleri, konsolosluk üzerinden yapılan başvuruları hem maliyetli kıldı hem de adayları ciddi bir belirsizlikle baş başa bıraktı .
Bunun doğal sonucu olarak, H-1B artık çoğu aday için “yurtdışından alınan bir vize” olmaktan ziyade, Amerika içindeki hukuki statünün yeniden yapılandırılması şeklinde ele alınmaktadır. Amerika Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS) nezdinde de bu eğilimin giderek güçlendiği, ABD içinden yapılan başvuruların da daha sistematik bir şekilde değerlendirildiği görülmektedir.
Bugün H-1B’ye dair tabloyu doğru okumak için şu temel gerçekler göz önünde bulundurulmalıdır:
- Konsolosluk üzerinden yapılan başvurular, yüksek ücretler ve artan takdir yetkisi nedeniyle birçok profesyonel ve işveren için ideal olmaktan çıktı.
- Bunun ötesinde, yurtdışından yapılan başvurular, mülakat aşamasında daha sıkı bir sorgulamaya tabi tutulabilir.
- Diğer yandan, Amerika içinde geçerli bir statüye sahip adaylar için statü değişikliği, daha öngörülebilir bir yol oluşturmakta.
- USCIS nezdinde ABD içinden yapılan başvurular, süreklilik ve dosya bütünlüğü açısından daha güvenilir bulunabilmekte.
Bu noktada altı çizilmesi gereken husus şudur: 2026’da H-1B artık yalnızca “çekilişi kazanıp vize almak” meselesi değildir. Mevcut statü, iş ilişkisinin niteliği, işverenin yapısı ve başvurunun zamanlaması birlikte ele alınmadan yapılan her değerlendirme eksik kalır. Dolayısıyla H-1B, tekil bir başvuru değil; Amerika’daki göçmenlik konumunun stratejik biçimde yeniden kurgulanması anlamına gelmektedir.
Bu yazımıza da göz atın: H-1B Çalışma Vizesine Alternatif Vizeler: O-1 ve L-1 Vizeleri
H-1B Vizesi vs H-1B Statüsü
H-1B ile ilgili en sık yapılan kavramsal hata, “vize” ve “statü” kavramlarının birbirine karıştırılmasıdır. Oysa göçmenlik hukukunda bu iki kavram farklı işlevlere sahiptir. Şimdi kısaca, bu iki kavramı tanıtalım ve farklarına eğilelim.
Amerika’da Vize Nedir?
Vize, bir kişinin Amerika’ya giriş yapabilmesi için pasaportuna basılan belgedir. Konsolosluklar tarafından verilir ve temel işlevi sınırdan giriş izni sağlamaktır. Vize, tek başına Amerika içinde kalış hakkını tanımlamaz.
Amerika’da Statü Nedir?
Statü ise kişinin ABD içinde hangi amaçla ve hangi şartlarla bulunduğunu ifade eden hukuki konumdur. Çalışma izni, eğitim hakkı ve kalış süresi statüye bağlıdır. Statü değişikliği, ülke dışına çıkmadan USCIS üzerinden yapılabilir.
H-1B Vizesi ve Statüsü Arasındaki Temel Farklar
| Kriter | H-1B Vizesi | H-1B Statüsü |
|---|---|---|
| Nereden alınır | ABD dışındaki konsolosluklardan | ABD içinden |
| Konsolosluk Mülakat | Evet | Hayır |
| Ücret ve belirsizlik | Çok yüksek | Daha öngörülebilir |
| 2026’da pratiklik | Düşük | Yüksek |
Bu nedenle 2026’da H-1B’yi doğru konumlandırmak, onu bir “seyahat belgesi” değil; ABD içindeki hukuki statünün yeniden tanımlanması olarak ele almakla mümkündür.
5 Maddede H-1B Statüsü Değişikliği Başvuru Şartları
H-1B statüsüne geçişte esas şartlar geçmiş yıllarla büyük ölçüde benzer olsa da, 2026 itibarıyla bu şartların nasıl gerekçelendirildikleri çok daha hayati oldu. Zira USCIS, yalnızca şartların varlığına değil, bu şartların birbirleriyle olan tutarlılığına da odaklanmaktadır.
Başlıca şartlar şunlardır:
- Lisans veya üzeri eğitim: İş pozisyonuyla doğrudan ilişkili akademik bir eğitim (en az bir lisans diploması ya da üstü) şarttır.
- Nitelikli meslek (specialty occupation): Çalışma adayı, teklif edilen iş pozisyonu için gerekli teorik ve teknik uzmanlığa sahip olmak zorundadır.
- Uygun ücret taahhüdü: İşverenin piyasa koşullarına uygun maaş belirlemesi beklenir.
- Gerçek işveren–çalışan ilişkisi: Pozisyonun sembolik değil, operasyonel olarak elzem olması gerekir.
- Geçerli mevcut statü: ABD içinden başvurularda statü sürekliliği kritiktir.
Bunlara ek olarak, 2026 dosyalarında şu noktalar özellikle mercek altına alınabilir:
- İş tanımının aşırı genel olmaması
- Adayın geçmişi ile pozisyon arasındaki bağ
- İşverenin operasyonel kapasitesi ve bordro yapısı
Bu şartlar tek tek değil, bir bütün olarak değerlendirildiğinde anlam kazanır. Teknik olarak uygun görünen ancak bağlamı zayıf dosyalar, uzun incelemelere veya ek belge taleplerine (RFE) maruz kalabilir.
H-1B Statü Değişikliği Başvuru Süreci Nasıl İlerler?
H-1B statü değişikliği başvurusu, özellikle ABD içinden yapıldığında, yüzeyde basit görünen ancak arka planında ciddi teknik hassasiyetler barındıran bir süreçtir. Bu süreci yalnızca “işverenin bir dilekçe vermesi” olarak görmek yanıltıcıdır. Gerçekte H-1B statüsü, mevcut göçmenlik durumunun, iş ilişkisinin ve hukuki zaman çizelgesinin birbirine kilitlendiği bir mekanizma üzerinden işler.
ABD içinden yapılan H-1B başvurularında USCIS’in ana beklentisi şudur: Başvuru sahibi, başvuru öncesinde ve başvuru süreci boyunca Amerika’da yasal bir statü dahilinde, USCIS’ın şartlarıyla uyumlu olarak ikamet etmiş olmalıdır. Bu nedenle H-1B süreci, mevcut statünün bitiş tarihi, H-1B’nin başlangıç tarihi ve olası geçiş boşlukları dikkate alınarak planlanmalıdır. Aksi hâlde kağıt üzerinde ikna edici bir dosya dahi ciddi ret riskleri barındırabilir.
Statü değişikliği başvuru süreci, pratikte şu adımlar üzerinden ilerler:
- İşveren tarafından Çalışma Bakanlığı’na LCA (Çalışma Sertifikası) başvurusu yapılması
- Çalışma Sertifikası alındıktan sonra, USCIS’e H-1B (I-129) dilekçesinin gönderilmesi
- Dilekçenin onaylanması takdirinde, statü değişikliğinin resmileşmesi
Bu adımların her biri teknik doğruluk gerektirse de asıl belirleyici olan bu adımların birbiriyle olan uyumudur. Örneğin LCA’da belirtilen iş tanımı ile dilekçedeki anlatım arasında çelişki olması veya mevcut statü süresinin doğru yönetilmemesi, başvuru sürecinin tamamını şüpheli bir hale getirebilir.
Bu nedenle H-1B’ye statü değişkliği başvurusu, tek başına bir form süreci değil; mevcut göçmenlik statüsünün güvenli biçimde yeni bir çalışma statüsüne evrilmesini hedefleyen kapsamlı bir planlama sürecidir. Başarılı bir H-1B’ye statü değişikliği başvurusu, yalnızca onay almakla değil; onayın ardından statünün sorunsuz biçimde başlamasıyla mümkündür.
2026’da H-1B’ye giden yol, geçmişe kıyasla daha dar olsa da kapanmış değildir. Konsolosluk temelli başvuruların fiilen zorlaştığı bu dönemde, Amerika içinden H-1B statüsü almak en rasyonel yaklaşım hâline gelmiştir. Bu nedenle H-1B, tek başına bir vize hedefi olarak değil; kişinin ABD’deki mevcut konumunu ve gelecek planlarını yeniden kurguladığı bir statü olarak değerlendirilmelidir.
Eğer siz de H-1B sürecinizi 2026 koşullarına uygun biçimde ele almak, mevcut statünüz üzerinden en doğru geçiş senaryosunu öğrenmek veya dosyanızın risklerini önceden görmek istiyorsanız, bana info@grapelaw.com üzerinden ulaşabilirsiniz.
