Amerika Birleşik Devletleri’nde kariyer hedeflerini gerçekleştirmek isteyen nitelikli profesyoneller için H-1B vizesi, ülkenin en prestijli ve en çok arzulanan çalışma vizelerinden biri olma özelliğini korumaktadır. Ancak 2026 yılı itibarıyla, bu vize türüne dair bildiğimiz pek çok kural köklü bir değişimden geçti. Geçmişte sadece bir “şans çekilişi” olarak görülen süreç, artık hem maliyet hem de mesleki yeterlilik açısından çok daha yüksek bir çıtaya sahip.
H-1B programı, Amerikan ekonomisinin teknoloji, mühendislik, tıp ve finans gibi kritik sektörlerdeki uzman açığını kapatmak amacıyla tasarlanmıştır. Ancak 2026 şartlarında, sadece bir diplomaya sahip olmanın artık yeterli olmadığını görüyoruz. Başvurunun başarısı; maaş seviyenizden işverenin operasyonel gücüne, hatta başvurunun Amerika içinden mi yoksa dışından mı yapıldığına kadar pek çok değişkenine bağlıdır. Bu rehberde, güncel hukukî zeminde H-1B vizesinin ne olduğunu ve bu yeni dönemde sürecin nasıl işlediğini tüm yönleriyle ele alacağım.
H-1B Vizesi Nedir ve Kimler Başvurabilir?
H-1B vizesi, ABD’deki işverenlerin specialty occupation (nitelikli meslek) kategorisindeki pozisyonlar için yabancı profesyonelleri geçici olarak istihdam etmesine olanak tanıyan bir çalışma vizesidir. Bu vize, teorik ve pratik uzmanlık gerektiren alanlarda yüksek eğitimli çalışanları Amerika’ya çekmeyi hedefler. H-1B vizesine başvurabilmek için temel şart, adayın en az bir lisans derecesine veya bu dereceye eşdeğer bir mesleki tecrübeye sahip olmasıdır.
Bir mesleğin nitelikli olarak kabul edilmesi, mesleğin doğası itibarıyla ancak akademik bir eğitimle (ya da denk bir iş tecrübesiyle) ifa edilebilmesine bağlıdır Örneğin; yazılım mühendisliği, mimarlık veya veri bilimi gibi alanlar bu vize türü için ideal örneklerdir. İşverenin sunduğu pozisyonun sembolik değil, şirketin operasyonel ihtiyaçları için elzem olması da Amerika Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS) tarafından titizlikle incelenen bir başka husustur.
Sonuç olarak H-1B, sadece bir çalışma izni değil, adayın akademik yetkinliği ile Amerika’daki çalışan ihtiyacının uyuştuğunun kanıtıdır. Bu uyumu belgeleyemeyen dosyaların 2026’nın sertleşen denetimlerinden geçmesi oldukça güç bir hal almıştır.
2026 Yılında H-1B Vizesi Güncellemeleri
2026 yılında H-1B dünyasındaki en sarsıcı gelişmelerin idari kararlar ve yeni politik yönelimlerle şekillendiğini görüyoruz. Zira bu düzenlemeler, vizeyi Amerika dışından almak isteyen adaylar için süreci hem maliyetli hem de öngörülemez bir noktaya taşıdı. Bu bölümde, süreci doğrudan etkileyen iki kritik değişikliği ayrıntılarıyla ele alıyorum.
Maaş Ağırlıklı Yeni Çekiliş Sistemi
H-1B vizesine olan yoğun talep nedeniyle yıllardır uygulanan çekiliş sistemi, 2026 itibarıyla tamamen liyakat ve gelir odaklı bir yapıya geçirildi. Eski sistemdeki tamamen şansa dayalı rastgele seçim yaklaşımı terk edilerek, teklif edilen maaşın o bölgedeki piyasa şartlarına (Prevailing Wage) göre hangi seviyede olduğuna bakılarak adaylara öncelik tanınan bir model esas alınıyor. Bu yeni sistemde maaşlar Seviye 1’den (giriş seviyesi) Seviye 4’e (uzman/yönetici seviyesi) kadar kategorize ediliyor.
Bu köklü değişim, hem adaylar hem de işverenler için yeni bir stratejik dönem demek. Adaylar açısından bakıldığında, teklif edilen maaş seviyesi ne kadar yüksekse çekilişte seçilme ihtimali de o oranda artıyor; bu da Seviye 1 gibi giriş seviyesi maaşlarla başvuran profesyonellerin seçilme şansını ciddi şekilde kısıtlıyor. İşverenler cephesinde ise, nitelikli bir yabancı çalışanı istihdam edebilmek için çekiliş engelini aşmak artık sadece şansa değil, piyasa ortalamasının üzerinde ve oldukça rekabetçi maaş teklifleri verme zorunluluğuna dayanıyor. Dolayısıyla bu sistem, H-1B vizesini sadece bir “çekiliş kazanma” meselesi olmaktan çıkarıp, yüksek piyasa değerine sahip yeteneklerin önceliklendirildiği bir eleme mekanizmasına dönüştürüyor.
Konsolosluk Başvurularında 100 Bin Dolarlık Ücret Uygulaması
Trump yönetimi tarafından yürürlüğe konulan yeni düzenlemelerle birlikte, H-1B dilekçe ücretlerinin $100.000 seviyesine kadar yükseltildiği oldukça maliyetli bir dönem başladı. Ancak burada başvurunun nereden yapıldığı kritik bir ayrım noktası oluşturuyor: Bu yüksek ücret politikası, sadece vizesini yurt dışındaki Amerikan konsoloslukları üzerinden almak isteyen adayları kapsamaktadır. Amerika sınırları içerisinde halihazırda geçerli bir vize statüsünde bulunan ve ülke dışına çıkmadan statü değişikliği yolunu seçen profesyoneller için bu fahiş rakamlar uygulanmıyor; dolayısıyla süreç çok daha makul ve öngörülebilir bir maliyetle yürütülebiliyor.
Söz konusu güncellemeler, H-1B vizesini sıradan bir başvuru formu olmaktan çıkararak işverenlerin hem yüksek finansal yükümlülükleri hem de ciddi maaş taahhütlerini en baştan kabul ettiği stratejik bir istihdam kararına dönüştürdü. Yurt dışı kanalları üzerinden ilerlemenin hem maliyetli hem de belirsizliklerle dolu hale gelmesi, adayların ve işverenlerin hazırlık aşamasında çok daha titiz davranmalarını, dosyalarını çok daha sağlam hukukî temellere oturtmalarını zorunlu kılıyor.
H-1B Vizesi ve Statüsü Arasındaki Farklar
Göçmenlik hukukunda en çok karıştırılan iki kavram vize ve statüdür. Bu iki terim arasındaki farkları şu şekilde açıklayabilirim:
- H-1B Vizesi: Bir kişinin Amerika’ya giriş yapabilmesi için pasaportuna basılan belgedir. Konsolosluklar tarafından verilir ve esas işlevi sınırdan giriş izni sağlamaktır. Tek başına Amerika içinde kalış hakkı vermez.
- H-1B Statüsü: Kişinin ABD içinde hangi amaçla ve hangi şartlarla bulunduğunu ifade eden yasal konumdur. Çalışma izni ve kalış süresi statüye bağlıdır. Statü değişikliği, ülke dışına çıkmadan USCIS üzerinden gerçekleştirilir.
| Kriter | H-1B Vizesi | H-1B Statüsü |
|---|---|---|
| Nereden alınır | ABD dışındaki konsolosluklardan | ABD içinden |
| Konsolosluk Mülakatı | Evet | Hayır |
| Ücret ve Belirsizlik | Çok yüksek ($100.000) | Daha öngörülebilir |
| 2026’da Pratiklik | Düşük | Yüksek |
Görüldüğü üzere, vize bir giriş anahtarı işlevi görürken, statü Amerika içerisindeki yasal varlığınızın ve çalışma haklarınızın asli zeminini oluşturur. Bu nedenle, ülke içindeyken odaklanılması öncelikli olan unsur statünün korunması ve doğru şekilde güncellenmesidir.
Amerika İçinden H-1B Statü Değişikliği Başvurusu
2026’nın astronomik konsolosluk başvurusu ücretleri göz önüne alındığında, Amerika içinden statü değişikliği yapmanın H-1B vizesine giden en rasyonel yol haline geldiği görülmektedir. Eğer hâlihazırda ABD içinde geçerli bir vize statüsüne sahipseniz, ülke dışına çıkmadan H-1B vizesi yerine H-1B statüsü alarak çalışma hayatınıza başlayabilirsiniz.
Bu yöntemin en büyük avantajı, konsolosluk sürecindeki yüksek ücretlerden ve mülakat aşamasındaki bilinmezlerden muaf olunmasıdır. USCIS nezdinde yapılan bu başvurular, süreklilik ve dosya bütünlüğü açısından genellikle daha güvenilirdir.
H-1B Vizesinin 5 Şartı
2026 yılında bir H-1B vizesi dosyasının onay alabilmesi için sadece formların doldurulması yeterli değildir. USCIS uzmanları, şartların varlığı kadar bu şartların birbirleriyle olan tutarlılığına odaklanmaktadır. H1B vizesinin birincil gerekliliklerini şu şekilde özetleyebilirim:
- Lisans veya üzeri eğitim: İş pozisyonuyla doğrudan ilişkili akademik bir eğitim (en az bir lisans diploması) şarttır.
- Nitelikli meslek: Aday, teklif edilen iş pozisyonu için gerekli teorik ve teknik uzmanlığa sahip olmalıdır.
- Uygun ücret taahhüdü: İşveren, piyasa koşullarına uygun bir maaş taahhüt etmelidir.
- Gerçek işveren–çalışan ilişkisi: Pozisyon sembolik değil, operasyonel olarak bir şirket ihtiyacı olmalıdır.
- Geçerli mevcut statü: ABD içinden yapılan başvurularda statü sürekliliği kritiktir.
Bu şartlar tek başlarına bir anlam ifade etse de, başarının anahtarı hepsinin uyumlu bir dosya anlatısı içerisinde bir araya getirilmesidir. Eksik veya zayıf kurgulanmış bir dosya, onay almak yerine uzun süreli ek belge talepleriyle (RFEs) süreci tıkayabilir.
4 Adımda H-1B Başvuru Süreci
H-1B süreci, her ayrıntının üzerinde dikkatle durulması gereken karmaşık bir işleyişe sahiptir. Bu süreç; işverenin kurumsal ihtiyaçlarının, adayın mevcut hukukî konumunun ve Amerika’daki göçmenlik makamlarının belirlediği takvimlerin uyumuna dayanır.
Süreç temel olarak şu adımlar üzerinden ilerler:
- H-1B Çekilişine Kayıt: İşveren, aday adına mart ayı içinde USCIS portalı üzerinden H-1B çekilişine katılır ve çekiliş sonucuna göre başvuru hakkı kazanılır.
- LCA (Çalışma Sertifikası) Onayı: İşveren tarafından Çalışma Bakanlığı’na başvurularak pozisyon ve ücret onayı alınır.
- I-129 Dilekçesinin Gönderilmesi: Çalışma sertifikası alındıktan sonra, asıl H-1B dilekçesi tüm destekleyici belgelerle birlikte USCIS’e gönderilir.
- Aktivasyon:
- Amerika içinden (Statü Değişikliği): Dilekçe onaylandığında statü resmen değişir ve çalışmaya başlanır.
- Amerika dışından (Konsolosluk Süreci): Dilekçe onayından sonra aday DS-160 formunu doldurarak konsolosluk mülakatına girer ve vize alarak Amerika’ya giriş yapar.
Bu adımların her biri ciddi bir hukukî hazırlık ister ve atılan her adım kendinden sonrakini doğrudan etkiler. Sürecin bütününde kurallara uygun hareket etmek, Amerika’daki statünüzün geleceği için en büyük güvencedir.
Sıkça Sorulan Sorular
H-1B vizesi için 2026 yılında istenen 100 bin dolarlık ücret her başvuru için mi geçerli?
Hayır, bu yüksek ücret sadece Amerika dışındaki konsolosluklar üzerinden yapılan yeni H-1B vize başvuruları için geçerlidir. Amerika içinden yapılan statü değişikliği, uzatma veya transfer başvurularında bu ücret talep edilmez.
Yeni maaş ağırlıklı çekiliş sisteminde seçilme şansımı nasıl artırabilirim?
Şansınız, teklif edilen maaşın o bölgedeki piyasa ortalamasına (Prevailing Wage) göre hangi seviyede olduğuna bağlıdır. Seviye 3 veya Seviye 4 maaş teklifleri çekilişte çok daha yüksek bir önceliğe sahiptir.
H-1B statüsü ile Amerika’da kaç yıl kalabilirim?
H-1B vizesi başlangıçta 3 yıl için verilir. Bu süre bir kez uzatılarak toplamda en fazla 6 yıla kadar çalışma izni sağlar.
6 yıllık süre sınırı dolduktan sonra kalmaya devam edebilir miyim?
Evet, eğer Green Card süreciniz (PERM veya I-140) belirli bir aşamaya gelmişse, H-1B sürenizi 6 yılın ötesinde 1 veya 3 yıllık sürelerle uzatabilirsiniz.
İşverenim H-1B vizesi masraflarını benden kesebilir mi?
Hayır, yasal düzenlemeler gereği H-1B vizesi ile ilgili dilekçe ücretlerinin ve avukatlık masraflarının işveren tarafından karşılanması esastır.
Amerika içinden statü değişikliği yaptıktan sonra yurt dışına seyahat edebilir miyim?
Statü değişikliği size Amerika içinde çalışma hakkı verir. Ancak Amerika dışına çıkarsanız, tekrar giriş yapabilmek için mutlaka bir konsolosluktan pasaportunuza H-1B vize damgası vurdurmalısınız.
H-1B vizesi sahibi olarak başka bir işverene geçebilir miyim?
Evet, “H-1B portability” kuralı sayesinde, yeni işvereniniz sizin için USCIS’e yeni bir dilekçe gönderdiği anda iş değişikliği yapabilirsiniz.
H-1B vizesi ile Green Card (Kalıcı Oturum) başvurusu yapılabilir mi?
Evet. H-1B, “dual intent” (çifte niyet) statüsü tanıyan bir vizedir. Bu sayede vizeyle yasal olarak çalışırken aynı zamanda Green Card süreci başlatılabilir.
Ailem benimle birlikte Amerika’ya gelebilir mi?
Evet. Eşiniz ve 21 yaş altı bekar çocuklarınız H-4 vizesi ile yanınızda gelebilir. Belirli şartlar altında eşiniz çalışma izni (EAD) de alabilir.
H-1B başvurusu reddedilirse Amerika’da kalmaya devam edebilir miyim?
Bu durum, mevcut yasal statünüzün devam edip etmediğine bağlıdır. Eğer geçerli bir öğrenci (F-1) veya turist statünüz devam ediyorsa kalabilirsiniz; aksi takdirde 60 günlük bir süre (grace period) içinde ülkeden çıkış yapmalısınız.
Özetle, 2026 yılında H-1B vizesi geçmişe kıyasla daha talepkar ama doğru bir planlama ile hâlâ ulaşılabilir bir hedeftir. Konsolosluk bazlı yaklaşımların zorlaştığı bu dönemde, makul kararlar vererek Amerika içinden statü yönetimine yoğunlaşmak onay sürecini kolaylaştırmaktadır. Eğer siz de H-1B vizesi sürecinizi 2026 koşulları doğrultusunda ele almak, mevcut durumunuz üzerinden en doğru senaryoyu görmek veya dosyanızdaki riskleri en baştan tespit etmek isterseniz, bana info@grapelaw.com üzerinden ulaşabilirsiniz.






Beni Takip Edin